Ukrayna’daki Holokost: Nazilerin ‘Babi Yar Katliamı’ ve Katliamın Hatırlanmasına Dair Merasimler, Münakaşalar ve Manipülasyonlar

James Newman
(Tercüme: Batuhan Aksu)

23 Kasım 2021 tarihinde, https://manchesterhistorian.com/2021/babi-yar-commemoration-by-james-newman/ sitesinde yayımlanan James Newman’ın yazısı, yazarın yazılı izni ve düzeltmeleriyle Türkçeye Batuhan Aksu tarafından çevrilmiştir.

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bir dağ geçidi olan Babi Yar, Holokost ile aynı manaya denk gelen bir mekân. 29-30 Eylül 1941’de, 33.171 Yahudi, SS Einsztzgruppen ölüm mangalarınca burada katledildi. SS’ye Alman Ordusu, Wehrmacht ve Ukrayna’dan işbirlikçiler buna yardım etti. Toplu katliamlar Kasım 1943’e kadar devam etti. Romanlar, Sovyet Harp Esirleri ve Ukraynalı milliyetçiler gibi Yahudi olmayan kurbanları da içine alan nihai ölü sayısının 100.000 olduğu tahmin edilmekte. Babi Yar, trajik hadiselerin ötesinde, Sovyetler Birliği’nde ve Modern Ukrayna’da Holokost ve İkinci Dünya Savaşı’nın anılmasına bir pencere sunuyor. Evvela Moskova tarafından toprağa gömülen trajedi, Ukrayna tarafından yeniden keşfedildi ve şimdi savaş zamanı tecrübesinin politikleştirilip münakaşalı bir şekilde hatırlanmasının bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Son yıllarda Rusya’nın Ukrayna’ya müdahale etmesi ve Ukrayna’yı işgal etmesi sebebiyle Babi Yar, iki Sovyet sonrası devlet arasındaki karmaşık ve amansız münasebete dahil olmuştur.

Sovyetlerin Babi Yar ve umumiyetle Holokost hususundaki savaş sonrası sessizliği, Kremlin’in, bir kısmı düşmanlarca işgal edilmiş ve düşmanla işbirliği yapmış olan çok etnikli ve çok milletli süper devleti üzerindeki kontrolünü tekrar sağlama gayretinin bir parçasıydı. Stalin, sadece bir bütün olarak Sovyetler Birliği’ne karşı Alman faşist husumetinden bahseden birleştirici, yurtsever bir anlatı aradı. Holokost‘a spesifik bir Yahudi trajedisi olarak bakan Batı perspektifi bu anlatıya uymuyordu. Böylece, Stalin’in ölümünden sonra, hatta 1960’larda ve 70’lerde nihayet Babi Yar’a abideler dikildiğinde bile, Yahudilerden hiç söz edilmedi. Bu abideler sadece “faşist terörün” “Sovyet kurbanlarına” adanmıştı.

Bu körlük dikkatlerden kaçmadı. 1961’de Sovyet şair Yevgeny Yevtushenko, unutulmaz şiiri Babiyy Yar’ı kaleme aldı.

Babi Yar’ın üzerinde abide yok.

Yalnız dik bir uçurum, en kaba mezar taşı misali.

Korkuyorum.

Bugün, ben ihtiyarım

Bütün Yahudi milletinin kendisi gibi…

Memleketimin nezaketini bilirim.

Ne kadar aşağılıkça, en ufak bir titreme olmadan

Antisemitistler kendilerini ilan etmekte

“Rus Halkının Birliği!”

Yevtushenko, unutulan katliama ve SSCB’deki modern antisemitizme dikkat çekmesine mukabil olarak Sovyetler Lideri Nikita Kruşçev’den şahsi bir sistem aldı.

Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle ​​beraber, Fransız tarihçi Pierre Nora’nın “ideolojik dekolonizasyon” dediği şey geldi. Ukrayna ve bir bütün olarak Sovyet sonrası saha, tarihini parti çizgisinden müstakil olarak incelemeye başladı. Babi Yar’daki ilk resmî merasim 1991’de Eylül 1941 katliamının ellinci sene-i devriyesiyle gerçekleşti. Trajedinin Yahudiliğine açıkça atıfta bulunularak, büyük bir bronz menora abidesi dikildi.

Tabii ki, hatırlamanın siyasi boyutları daima vardır. Optimist bir şahit, Ukrayna’nın Yahudi azınlığının bastırılmış kederini kabul ettiğini ve kendisini hâkim bir millet, kendi mazisinin ve istikbâlinin efendisi olarak ilan ettiğini görebilirdi. Reelpolitik temelli bir görüş ise, Ukrayna’nın Batı’nın Holokost anlatısını benimseyerek potansiyel yeni müttefiklerle kendini sevdirmeye çalıştığını müdafaa edecektir. Hakikaten de Ukrayna anma merasimleri biraz performatif (eylemci) görünüyordu. 1991’de olduğu gibi büyük milletlerarası törenler büyük yıldönümlerinde düzenlenmişti. 2006’da katliamın altmış beşinci sene-i devriyesinde İsrail Devlet Başkanı (Moshe Katsav) ve Tel Aviv Hahambaşısı hazır bulundu. Buna mukabil, Ukrayna’nın Babi Yar vesayeti, arzulanan çok şey bırakıyor. Ülke 2012 Avrupa Şampiyonası’nı kazandığında, burada futbol hayranlarına bir otel inşa etme planları münakaşa edildi. The Atlantic‘ten Linda Kinstler bu ikiliği mükemmel bir şekilde yakalamış, 2016 yılında burayı ziyaret ederek şunları yazmıştı:

“Bugün Babi Yar, derme çatma bir futbol ve oyun sahasıyla tamamlanan popüler mahalli bir mekân. Bu yaz güneşli bir öğleden sonra tarlayı ziyaret ettiğimde, iki genç Ukraynalı vadinin kenarına oturmuş sigara içiyordu, bacaklarını aşağıdaki vadide piknik yapan bir çiftin üzerine sarkıtıyordu… Altlarındaki yerdeyse, yetmiş sene önce, geri çekilen Alman ordusu, kurbanlarının cesetlerini mezardan çıkarmış ve yakmıştı.”

Yine, kötümser ve kinik bir kişi, Ukrayna’nın istiklalinden tam otuz yıl sonra Mayıs 2021’de sitede bir sinagog açılmasının Batı’dan alkış alma arzusundan kaynaklandığını iddia edebilir: Bu şahıs o esnada Rus-Ukrayna münasebetlerinin haline bakınca bunu mantıklı bir motivasyon olarak düşünecektir.

Modern ve tarihi Rus-Ukrayna münasebetleri, Ukrayna’nın bir bütün olarak savaş anlayışını besler. Ukrayna, Sovyetler Birliği zamanında çok ıstırap çekti, bunun en önde gelen misali 1930’lardaki Holodomor Kıtlığı idi. Kıtlık, en azından, Sovyet politikasınca kasten şiddetlendi ve Ukrayna ile diğer on yedi millet tarafından bir soykırım ve Avrupa Parlamentosu’nca insanlığa karşı bir suç olarak kabul edildi. Bundan dolayı, 1941’de Almanlar Ukrayna’yı işgal ettiğinde, köylüler, görünüşte kurtarıcılarını karşılamak için ekmek ve tuz gibi ananevi hediyeleriyle evlerinden ayrıldı. Tabii ki Naziler, Ukrayna hakimiyetinin herhangi bir şeklini teşvik etmekle alakası olmayan bir vahşi sürüsünden başka bir şey değildi. Milyonlarca Ukraynalı Kızıl Ordu’da ve partizan güçlerinde Hitler’e karşı savaştı. Lakin Almanlar yüz binlerce gönüllü işbirlikçi bulabildi. Bunlar Waffen SS Galiçya Tümeni’nde vazife aldı ve Babi Yar’daki Einsatzgruppen’e Yardımcı Polis’teki Ukrayna’dan gönüllüler yardım etti.

Bu karmaşık mazi, esasen modern siyasetle alakalıdır. Kırım’ın ilhak edilmesinden beri Rus aleyhtarı hislerin patlaması, Ukrayna’nın savaş zamanı aşırı sağına duyulan saygıda bir canlanma gördü. Ocak ve Nisan 2021’de binlerce kişi, evvela Yahudi aleyhtarı ve Nazi işbirlikçisi Stepan Bandera’yı ve ardından Galiçya Tümeni’ni takdir etmek için Kiev’de toplandı. Bandera’nın portresi ve Galiçya Tümeni bayrakları yüksekte tutuldu ve bunu canlandıranlar SS üniformaları giydi. Kalabalığın mensupları Nazi selamı verdi ve mahalli kadınlar çiçek buketleri sundu. Kremlin, Ukrayna’yı bir “Nazi devleti” olarak resmederek bu tür hadiselerden bir propaganda dizisi öne sürdü. Bu anlatı, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı tam ölçüde işgalinin sözde meşruluğunu oluşturdu.

Mamafih, Kremlin’in ifadeleri gerçeklikten kopuktur. Ukrayna’nın aşırı sağı tekrar canlanmıştı. Bununla beraber, Bandera’yı ve Kiev’deki Galiçya Tümeni’ni takdir edenler, nüfusu 40 milyonu aşan bir ülkede sadece birkaç bin kişiydi. Aynı şekilde 2019 parlamento seçimlerinde de aşırı sağ partiler Svoboda bayrağı altında birleşerek oyların sadece %2,15’ini ve bir meclis sandalyesini elde etmişti. 2020 mahalli idare seçimlerinde Svoboda, benzer şekilde yüzde 2,61’e tekabül eden küçük bir bir oy miktarına ulaşmıştı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri gerçekten de Azak Taburu gibi Neo-Nazi kökenli gönüllü milisleri bünyesine kattı. Lakin Şubat 2022’de halen mevcut olan husumetin başlangıcında Azak Taburu, 200.000’den fazla aktif muvazzaf orduda 1.000 mensuptan ibaretti.

Ukrayna’nın Babi Yar’ı yad etmesi biraz performatif olduğu için tenkit edilebilir ve ülke Holokost‘taki rolüyle henüz mutabakata varmamış olsa dahi, Ukrayna devletinin Yahudi nüfusuyla münasebetlerinde kaydedilen müşahhas ilerlemeye karşı çıkılamaz. Volodymyr Zelensky, bir Yahudi-Rus konuşmacı cumhurbaşkanlığına yükseldi. Yahudiler, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nde Hristiyanlar ve Müslümanlarla beraber muharebe ediyor. Antisemitizm ise bir mesele olmaya devam etmekte. Hakaretle Mücadele Birliği (ADL) tarafından 2019’da yapılan bir anket, Ukraynalıların %72’sinin Yahudilerin iş dünyasında çok fazla güce sahip olduğuna ve %56’sının Yahudilerin küresel meseleler üzerinde çok fazla kontrole sahip olduğuna inandığını gösterdi. Yine de Antisemitizm ifadeleri büyük ölçüde bu tip komplo teorileriyle sınırlıdır. Bu ifadeler şiddete veya teröre dönüşmedi. Yukarıda bahsedilen aşırı sağ grupların mevcudiyetine rağmen, Ukrayna Birleşik Yahudi Topluluğu 2018’de Antisemitizm kaynaklı hiçbir fiziki şiddet vakası bulamadı. Ayrıca, 2015-2016 Pew Araştırma Anketi’ne katılan Ukraynalıların sadece %5’i Yahudileri vatandaş olarak kabul etmeyeceğini beyan etti. Kıyaslamak gerekirse bu sayı Ruslar için %14’tü. 2016’da genç Ukraynalılar Babi Yar’ı piknik alanı olarak telakki ederken, Rusya 2022’de Babi Yar Abidesi’ni füzelerle bombaladı ve Neo-Nazi Wagner Grubu’nun cani paralı askerlerini sınırın ötesine gönderdi.

Rusya da dahil olmak üzere Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku’nun bütün eski devletleri gibi, Ukrayna da istiklalinden sonra oluşan hafıza selini değerlendirmeye, bu sel ile mücadele etmeye ve bu seli kullanmaya devam ediyor. Holokost‘un anılması, İkinci Dünya Savaşı ve Sovyet hakimiyeti devri ile alakalı benzer münakaşalar Baltık Devletleri’nde ve Orta Avrupa’da müşahede edilebilir. Ukrayna’nın Bandera ve Galiçya Bölüğü’ne saygı duyanlara karşı müsamahası ve Azak Taburu ile Sağ Sektör Partisi gibi gönüllü birimleri kullanması, Ukrayna’nın Holokost’taki rolünün ciddi bir şekilde derinden içebakışına mâni oluyor ve gelecekte silahlar sustuğunda problemlere sebep olması da muhtemeldir. Lakin Ukrayna Yahudileri, Şubat 2022’ye kadar huzur ve emniyet içinde yaşadı. Şimdi Ukrayna’yı ve kimliğini yok etmeye çalışan Moskova’dır. Bu tehlike geçene kadar, Ukraynalılar anlaşılır bir şekilde bu yazıda hülasa edilen münakaşaları bir kenara bırakacaklar. Daha sonra tarih yazmak için zaman olacaktır.