Eylül’24 Ayında Kültür Sanat Yaşamında Neler Oldu?

DERLEYEN: AYŞE ÖZGE ERCEİŞ

1. Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi Romanı Dizi Oluyor

    Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk’un 2008 tarihli ünlü romanı Masumiyet Müzesi, Netflix tarafından diziye uyarlanıyor. Daha önce Amazon Prime Video‘nun projeyi hayata geçireceği söylense de, dört yılın ardından proje Netflix ile hayata geçiriliyor. Dizi, İstanbul’un zengin ailelerinden birine mensup Kemal’in, uzak akrabası ve yoksul bir genç kız olan Füsun’a duyduğu tutku dolu aşkın hikayesini anlatıyor. Roman, aşk, kayıp ve hatıra temaları üzerine yoğunlaşarak, Kemal’in yıllarca süren saplantılı aşkını işlerken, İstanbul’un nostaljik atmosferini de gözler önüne seriyor.

    Başroller Belli Oldu

    Ay Yapım imzası taşıyan dokuz bölümlük mini diziyi, İstanbullu Gelin ve Alev Alev gibi yapımlarla tanınan Zeynep Günay Tan yönetecek. Dizinin senaryosu ise Ertan Kurtulan tarafından yazılıyor. Orhan Pamuk’un esere olan sadakatine önem veren yapım ekibi, yazarın onayı olmadan senaryoda hiçbir değişikliğin yapılmadığını belirtiyor. Başrollerde Kemal karakterini genç oyuncu Selahattin Paşalı canlandıracak. Kemal’in saplantılı aşk yaşadığı Füsun karakterine Eylül Lize Kandemir hayat verecek. Kemal’in nişanlısı rolünde ise Oya Unustası yer alacak. Saç ve makyaj provaları devam eden dizinin çekimlerine Ekim 2024’te başlanması planlanıyor. Yayın tarihi ise henüz netleşmiş değil.

    Masumiyet Müzesi: Bir Roman, Bir Müzeye Dönüşen Hikâye

    Masumiyet Müzesi romanı, İstanbul’da Çukurcuma semtinde 2012 yılında açılan aynı adı taşıyan müzeye de ilham vermişti. Orhan Pamuk’un yıllar boyunca topladığı ve romanın hikâyesinde yer alan nesneler, bu müzede sergileniyor. Romanın ve müzenin birbirini tamamlayan bu yapısı, Masumiyet Müzesi‘ni Türk edebiyatında ve kültürel hafızada önemli bir konuma yerleştiriyor. Netflix’in uyarlayacağı bu dizi, Pamuk’un bu ikonik eserini yeni bir boyuta taşıyacak gibi görünüyor.

    2. Ünlü Sanatçı Metin Arolat Hayatını Kaybetti

      Türk müzik dünyasının sevilen ismi Metin Arolat, İstanbul Kadıköy’de 20 Eylül 2024 tarihinde sahne aldığı otelde şarkı söylediği sırada fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Kalp krizi geçirdiği belirlenen sanatçı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Arolat için İzmir’de Beşikçioğlu Camisi’nde öğle namazına müteakip bir cenaze töreni düzenlendi. Ailesi, dostları ve sevenlerinin katıldığı törende, sanatçının ablası Fatoş Alkan taziyeleri kabul etti. Tören, sanatçının hayranları ve yakınları için derin bir hüzün kaynağı oldu.

      Metin Arolat Kimdi?

      28 Mayıs 1972 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Metin Arolat, köklü bir aileye mensuptu. Annesi Çerkes, babası ise Türk Hava Yolları’nın logosunu tasarlayan bir bankacıydı. Aile büyüklerinden Hasan İzzet Paşa, dedesi Türk şairi Ali Mümtaz Arolat, amcası gazeteci Osman Saffet Arolat, kuzeni ise ünlü mimar Emre Arolat’tı. Metin Arolat, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra abisi Demir Arolat’ın trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle büyük bir kayıp yaşadı ve mezuniyetinin ardından yönetmenlik ve müzik yapma hayaliyle İstanbul’a taşındı. İstanbul’da, Osman Üstündağ’ın reklam ajansında yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başlayan Arolat, Cannes Film Festivali’nde Altın Aslan ödülüne layık görülen bir kısa filmde görev aldı. Bir süre Amerika’da eğitim aldıktan sonra Türkiye’ye döndü ve Tarkan gibi ünlü isimlerin kliplerinde çalışarak müzik dünyasında adını duyurdu. Metin Arolat, hayatı boyunca hem müzik hem de reklam dünyasında iz bırakan işlere imza attı. Özellikle birçok ünlü markanın reklam filmlerinde yönetmenlik yaparak kariyerinde önemli bir yer edindi. Vefatı, sanat camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı.

      3. Afife Jale’nin Unutulmaz Hikâyesi Sahnede: Afife Oyunu Prömiyerini Yaptı

      Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden, sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu Afife Jale’nin ilham verici yaşamı, Afife oyunuyla yeniden hayat buldu. Proje tasarımını Serdar Biliş ve ünlü oyuncu Demet Evgar’ın birlikte üstlendiği Afife oyunu, 14 Eylül Cumartesi akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde prömiyer yaparak tiyatroseverlerle buluştu. Başarılı oyuncu Demet Evgar, Afife Jale rolüyle izleyicilerin karşısına çıktı ve bu güçlü karakterin mücadelesini sahnede yeniden canlandırdı. Gala gecesinde sahne alan Evgar, performansıyla izleyicilerden büyük beğeni toplarken, kendisine ilham veren duayen tiyatrocu Haldun Dormen’e teşekkür etti. Oyunun sonunda, prömiyer izleyicileri, ekibi dakikalarca ayakta alkışlayarak unutulmaz bir gece yaşattı. Afife Jale’nin, kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde sanata olan tutkusunu cesurca sürdürmesi, Afife oyununda çağdaş bir yorumla ele alınıyor. Kadınların sahnedeki varlığına yasak koyan düzenle mücadelesi, günümüz tiyatrosunda da yankı bulmaya devam ediyor. Selin Cankı Ceylan’ın kaleme aldığı bu etkileyici oyunun kadrosunda, Tilbe Saran, Necip Memili, Bora Akkaş, İdil Sivritepe, Bedir Bedir, Orkuncan İzan, Bilge Çınar, Öyküsu Okur, Basma Seiba ve Ekremcan Arslandağ gibi tanınmış isimler yer alıyor. Prömiyerde birçok ünlü isim de yer aldı ve oyun, tiyatro dünyasındaki yerini şimdiden sağlamlaştırdı. Afife oyunu, 20-21 Ekim ve 4-5-13-14 Kasım tarihlerinde yeniden sahnede olacak ve izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Bu unutulmaz hikâyeyi kaçırmamak için şimdiden tarihler not edilmeli!

      4. 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

      31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül töreni ile sona erdi. Törenin sunuculuğunu Özlem Gürses üstlenirken, açılış konuşmasını Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar yaptı. Karalar, bu yıl hayatını kaybeden sinema ve tiyatro sanatçılarını anarken, sinemayı deprem bölgelerine taşıdıklarını belirtti. Ayrıca festivalin temasının “şiddet” olduğunu vurgulayarak, sinemanın evrensel bir dil olduğuna dikkat çekti.

      En İyi Film Ödülü Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri‘ne

      Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda on bir film, on altı kategoride yarıştı. Jüri başkanlığını Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı yarışmada, Murat Fıratoğlu’nun yönettiği Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri filmi En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Fıratoğlu, ödülünü Gülten Akın, Yaşar Kemal, Ahmet Arif ve Ahmet Hamdi Tanpınar’a adadı. Aynı film, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından Cüneyt Cebenoyan En İyi Film Ödülü’ne de layık görüldü. En İyi Yönetmen Ödülü ise Hiçbir Şey Yerinde Değil ile Burak Çevik’e verildi.

      Diğer Ödüller

      Yılmaz Güney Ödülü Gecenin Kıyısı filmi ile Türker Süer’e verilirken, Jüri Özel Ödülü de Burak Çevik’in Hiçbir Şey Yerinde Değil filmine gitti. İzleyici Ödülü’nü ise Hikmet Kerem Özcan’ın Hakkı filmi kazandı. En İyi Senaryo Ödülü, Döngü ile Erkan Tahhuşoğlu’na ve Ölü Mevsim ile Selen Örcan ve Doğuş Algün’e verildi.

      Oyunculuk Ödülleri

      En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Ölü Mevsim filmi ile Funda Eryiğit ve Ece Yaşar’a giderken, Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu ödülü Nesrin Uçarlar’a verildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Ölü Mevsim ile Erdem Şenocak ve Gecenin Kıyısı ile Ahmet Rıfat Şungar’ın oldu. Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu ödülü Ölü Mevsim ile Serkan Ercan’a verildi.

      Umut Veren Genç Oyuncular

      Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü Hakkı filmindeki performansıyla Tuana Almacı’nın olurken, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü Hêvî filmindeki oyunculuğuyla Ömer Akalın’a verildi.

      Diğer Ödüller

      Film Yönetmenleri Derneği’nin verdiği Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü, Döngü ile Erkan Tahhuşoğlu ve Hakkı ile Hikmet Kerem Özcan’a sunuldu. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi, Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri filmine Cüneyt Cebenoyan En İyi Film Ödülü’nü layık gördü.

      Belgesel ve Kısa Film Kategorilerinde Ödüller

      En İyi Belgesel Film Ödülü Zamanın Kıyısında Sınav ile İlkay Nişancı’nın oldu. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda En İyi Kısa Film ödülünü Çağıl Bocut’un Her Gün Biraz Daha Kolay filmi alırken, Jüri Özel Ödülü 21 Hafta Sonra filmiyle Nasrin Mohammadpour’a verildi.

      Adana Kısa Film Yarışması’nda Ödüller

      Adana Kısa Film Yarışması’nda ise En İyi Film Ödülü, Zamanın Ustası ile Muhittin Yüceli’nin oldu.

      Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması

      Bu yıl ilk kez yapılan Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda Şükran Yiğit’in Burası Radyo Şarampol projesi En İyi Uyarlama Senaryo ödülünü kazandı.

      5. 10. Leyla Gencer Şan Yarışması Final Serisi Gerçekleşti

      Yirminci yüzyılın en önemli sopranolarından Leyla Gencer’in onuruna düzenlenen 10. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın final serisi, İKSV, Borusan Sanat ve La Scala Tiyatrosu Akademisi iş birliği ile 17-22-27 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Süreyya Operası ve Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda gerçekleşen etkinliklerde 17 ülkeden 42 şancı performanslarını sergiledi. Sunuculuğunu Yetkin Dikinciler’in yaptığı final gecesi, İtalyan şef Pietro Mianiti yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın, Puccini’nin Manon Lescaut operasından Intermezzo ile açılış yapmasıyla başladı. Ardından finale kalan 8 şancı, aryalarını seslendirerek izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Jürinin kararı için verilen arada izleyiciler, halk ödülünü belirlemek için oy kullandı. Aranın ardından Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Verdi’nin La Forza del Destino operasından Uvertür ile geceyi renklendirdi.

      Kazananlar Açıklandı

      Jüri başkanlığını, opera dünyasının önde gelen isimlerinden Stéphane Lissner’in üstlendiği yarışmada birinciliği HuanHong Li (bas, Çin) kazandı. İkincilik ödülü Türkiye’den Nazlıcan Karakaş (soprano), üçüncülük ödülü ise Maria Knihnytska (soprano, Ukrayna) aldı. Birinciye 7.500 avro, ikinciye 4.000 avro ve üçüncüye 2.500 avro değerinde ödüller takdim edildi. Yarışmada, İngiliz Kraliyet Operası Jette Parker Genç Sanatçılar Programı Özel Ödülü’nü Fernanda Allande (soprano, Meksika) kazandı ve Kraliyet Operası’nda bir haftalık koçluk hakkı elde etti. HuanHong Li, aynı zamanda Deutsche Opera Berlin Özel Ödülü ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde bir konser verme şansı sunan Borusan Özel Ödülü’nü de kazandı. Nazlıcan Karakaş ise La Scala Tiyatrosu Akademisi’nin üç aylık eğitim bursu ve Leyla Gencer Halk Ödülü’ne layık görüldü. Tiflis Devlet Opera ve Balesi Özel Ödülü Anna Imedashvili’nin (soprano, Gürcistan), Napoli San Carlo Tiyatrosu Özel Ödülü ise Jennifer Mariel Velasco’nun (soprano, Meksika) oldu.

      Seçkin Jüri Üyeleri ve Destekçiler

      Yarışmanın jürisinde Stéphane Lissner’in yanı sıra, tenor İlker Arcayürek, Deutsche Oper Berlin Yardımcı Sanat Direktörü Viviana Barrios, La Scala Tiyatrosu Cast Direktörü Alessandro Galoppini, İngiliz Kraliyet Operası Jette Parker Genç Sanatçılar Programı Sanat Direktörü David Gowland, Tiflis Devlet Opera ve Balesi Sanat Direktörü Badri Maisuradze ve Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Sanat Yönetmeni Carlo Tenan yer aldı.

      Günümüz bankacılığına ve sosyal sorumluluk projelerine ağırlık verilmiş. Yazı ve hesaplamalarda kullanılan daktilolar, hesap makineleri ve ilk bilgisayarlar gibi koleksiyon parçaları da bu katta yer alırken; bankanın sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi ilkeleri doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla, geçmişteki reklamların yer aldığı bölüm de yine bu katta izlenebilecek.

      6. Türkiye İş Bankası Müzesi Yeniden Kapılarını Açtı

      Türkiye İş Bankası Müzesi, kapsamlı bir renovasyon çalışmasının ardından ziyaretçilerine yeni yüzüyle merhaba dedi. Banka’nın 100. kuruluş yılı şerefine hazırlanan İş’in 100 Yılı adlı kalıcı sergi, müzenin merkezinde yer alıyor. Sergide, İş Bankası’nın bir asırlık tarihini anlatan belgeler, fotoğraflar, filmler ve koleksiyon parçaları yer alıyor.

      Binönü’ndeki tarihi binasında 2007 yılından bu yana hizmet veren müze, yenilenen sergisiyle 2024 yılında yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Müzenin küratörlüğünü, Zekâ, Dikkat ve İffet – İş’in 100 Yılı kitabının da yazarı olan Doç. Dr. Y. Doğan Çetinkaya üstlenirken, sergi tasarımı ise Pattu Mimarlık tarafından gerçekleştirildi.

      Müze iki katlı düzeniyle dikkat çekiyor. Giriş katında, İş Bankası’nın kuruluşu ve gelişim süreci belgeler ve koleksiyon parçaları eşliğinde anlatılıyor. Bankanın, Türkiye ekonomisindeki önemli rolünü gözler önüne seren modern bir anlatım dili kullanılarak, ziyaretçilerin bu yolculuğu derinlemesine keşfetmesi sağlanıyor. Üst katta ise teknolojik dönüşüm, günümüz bankacılığı ve İş Bankası’nın sosyal sorumluluk projeleri ele alınıyor. Daktilolar, hesap makineleri ve ilk bilgisayarlar gibi tarihi parçalar sergilenirken, bankanın sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi projeleri de bu katta geniş bir yer buluyor.

      Ziyaretçiler ayrıca, İş Bankası’nın geçmiş yıllarda yayınladığı reklamları izleyebilecekleri bir bölümde nostaljik bir yolculuğa çıkabilecek. Türkiye İş Bankası Müzesi, 100 yıllık bir bankacılık tarihini modern ve zengin bir sunumla ziyaretçilerine aktararak kapılarını açmış bulunuyor.

      7. Antik Mirasın Sanatla Buluşması: Kommagene Bienali Başladı

      Adıyaman’da düzenlenen ve antik mirasla günümüz sanatını buluşturan Kommagene Bienali, bu yıl ikinci edisyonuyla sanatseverlerle buluşuyor. Küratörlüğünü Macaristan’dan Prof. Eros Istvan’ın, direktörlüğünü ise Nihat Özdal’ın üstlendiği bienal, 20 farklı ülkeden 53 sanatçının katılımıyla 8 Kasım tarihine kadar devam edecek.

      Bienalin açılışı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, 2 bin 150 metre rakımlı Nemrut Dağı’nın zirvesinde, güneşin ilk ışıkları eşliğinde gerçekleşti. Açılışa, Moğolistan’dan gelen NEG-UUDEL Performance Art Group’un etkileyici performansı da damgasını vurdu.

      İyileşme Teması

      Bu yıl, Kommagene Bienali’nin ana teması “İyileşmek” olarak belirlendi. Yakın geçmişte yaşanan deprem felaketinin ardından, toplumsal ve bireysel iyileşmeye vurgu yapan bienal, sanatın bu süreçteki rolünü farklı perspektiflerden ele alıyor. Sanatçılar, iyileşme ve yeniden doğuş temalarını işleyen eserleriyle, sanatın manevi ve ekonomik açıdan nasıl bir iyileşme aracı olabileceğini gösteriyorlar.

      Doğa ve Tarihle İç İçe Sergi Mekânları

      Bienal kapsamında sergilenen eserler, Adıyaman’ın önemli tarihi ve doğal alanlarında sanatseverlerle buluşuyor. Sergi alanları arasında Nemrut Dağı, Severan Köprüsü, Kahta Kalesi, Karakuş Höyüğü, Cendere Köprüsü, Atatürk Baraj Gölü’ndeki Lucian Adaları, Belören Köyü ve Perre Antik Kenti yer alıyor. Bu eşsiz mekânlar, sanat eserleri ile tarihi dokuyu bir araya getirerek izleyicilere büyüleyici bir deneyim sunuyor.

      Gündoğumu Okumaları ve Yerel Sanatçılar

      Kommagene Bienali ayrıca, farklı ülkelerden gelecek yazarların katılımıyla düzenlenen Gündoğumu Okumaları etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra, bu yıl üç Adıyamanlı sanatçının eserlerini sunduğu paralel bir sergi de düzenleniyor. Bu sergi, yerel sanatçıların gözünden iyileşme temasını işleyerek, bölgenin kültürel mirasını ve sanatsal potansiyelini ön plana çıkarıyor. Kommagene Bienali, sanatın iyileştirici gücünü vurgularken, Adıyaman’ın zengin tarihi ve kültürel dokusunu sanatseverlere sunmaya devam ediyor.

      8. Kültür&Tarih Sohbetleri, 360. Yayın ile Veda Ediyor

      Her pazartesi saat 21.30’da Medyascope‘da yayınlanan ve kültür ile tarihe dair derinlikli sohbetleriyle dikkat çeken Kültür&Tarih Sohbetleri programı, 360. yayını ile ekranlara veda ediyor. Cengiz Özdemir (kulturistan) ve Ozan Sağsöz (terraincognitae) tarafından hazırlanan program, uzun soluklu serüvenini noktalarken izleyicilerine teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

      kültürİstanbuL hesabından yapılan duyuruda, veda yayınının kaydının M. Serdar Kuzuloğlu ile yapıldığı belirtilerek, bu yayının dört hafta sonra izleyicilerle buluşacağı açıklandı. Program ekibi, son yayında sahalara veda edeceklerini belirterek, kendilerine destek olan ve yayınları boyunca izleyici olan herkese teşekkürlerini iletti.

      9. Türkiye, 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nı 28 Madalya ile Tamamladı

      Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 17. Paralimpik Oyunları’nda Türkiye, madalya rekoru kırarak oyunları unutulmaz bir başarıyla tamamladı. Türkiye Paralimpik Takımı, oyunlarda toplamda 6 altın, 10 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplam 28 madalya kazandı ve genel sıralamada 23. sırayı aldı.

      Milli sporcu Aysel Önder, 400m T20 kategorisinde eleme turunu 54.96 saniyelik derecesiyle tamamlayarak dünya rekoru kırdı ve finale lider olarak yükseldi. Bu performansı, Türkiye’nin Paralimpik Oyunları’ndaki en dikkat çekici başarılarından biri olarak tarihe geçti.

      Altın Madalyalı Sporcular:

      • Umut Ünlü – Para yüzmede S3 200 metre ve S3 50 metre kategorilerinde iki altın madalya kazanarak, aynı organizasyonda iki şampiyonluk kazanan ilk Türk sporcu oldu.
      • İbrahim Bölükbaşı – Para judo 90 kilo J2 kategorisinde altın madalya kazandı.
      • Golbol Kadın Takımı (Fatma Gül Güler, Reyhan Yılmaz, Sevda Altınoluk, Sevtap Altınoluk, Şeydanur Kaplan, Berfin Altan) – Golbol kadınlar kategorisinde altın madalya.
      • Mahmut Bozteke – Erkekler 63 kg K44 kategorisinde altın madalya.
      • Öznur Cüre – Para okçulukta altın madalya.

      Kapanış töreninde Türk bayrağını Umut Ünlü ve masa tenisi gümüş madalyası kazanan Kübra Korkut taşıdı. Umut Ünlü, kazandığı madalyaları Türkiye’deki tüm engellilere armağan ettiğini söyleyerek duygusal bir mesaj verdi. Paris’te 26 Temmuz’da başlayan Olimpiyat heyecanı, Paralimpik Oyunları’nın kapanışıyla son bulurken, madalya tablosunda Çin 96 altın madalya ile birinci sırayı aldı.

      Yorum bırakın