-
4. Yıl Dönümümüzde Yarının Kültürü’nden Veda
Devamını oku: 4. Yıl Dönümümüzde Yarının Kültürü’nden Veda“Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” (*) Oğuz Atay, yıllar içerisinde kendisiyle özdeşleşecek bu cümleyi kurduğunda henüz 43 yaşındaydı. Ben, dört yıldır içerisinde bulunduğum Yarının Kültürü’ne veda etmeyi amaçladığım bu yazıyı 31’imi doldurmama birkaç gün kalmışken yazıyorum. Londra’dan İstanbul’a doğru yol alan bir uçakta, belki de hayatımda ilk defa bir yerlere, bir şeylere, birilerine…
-
Donald Trump’ın ABD Başkanlığında Türk Dış Politikası
Devamını oku: Donald Trump’ın ABD Başkanlığında Türk Dış PolitikasıAmerika Birleşik Devletleri, özellikle son seçimde çok kaotik bir ortamda seçime gitmiş ve bu noktada seçimlerde rakibi Kamala Harris’i yenerek ABD’nin yeni başkanı Donald Trump olmuştu. Bu seçimler oldukça önemliydi; zira ABD hem iç politika da hem de dış politikada belirli krizlerle boğuşuyordu. Bu krizlerin en büyüğü şüphesiz Rusya-Ukrayna Savaşı’ydı. Bunun dışında Çin ile olan…
-
Fikret Otyam 99 Yaşında!
Devamını oku: Fikret Otyam 99 Yaşında!Türkiye’de belgesel fotoğrafçılık denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden biri Fikret Otyam’dır. 19 Aralık 1926 yılında Aksaray’da doğan Otyam; gazeteci, yazar, ressam ve fotoğrafçı kimliklerini bir arada taşıdı. Özellikle fotoğraf alanındaki üretimleriyle Anadolu’nun sosyal, kültürel ve ekonomik gerçekliğini görünür kılmıştır. Onun fotoğrafçılığı; tanıklık etme, belgeleme ve hafızaya alma çabası olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle Otyam, Türkiye’de…
-
Terörden Siyasete: Ethem Ruhi’nin “Balkan” Hikâyesi
Devamını oku: Terörden Siyasete: Ethem Ruhi’nin “Balkan” Hikâyesi“Her yer karanlık pür nûr o mevkiMağrib mi yoksa makber mi ya Rab” Abdülhak Hamid’in Beyrut’ta veremden vefat eden eşi Fatma Hanım’a ithafen 1886 yılında kaleme aldığı Makber adlı mersiyeyi bilirsiniz. Hamid, eşinin kaybıyla öylesine derinden sarsılmıştır ki zaman ve mekân mefhumunu yitirir; kendini Mağripte, Kuzey Afrika’nın batısında değil, mezarın dibinde hisseder. Oysa kuvvetli bir…
-
Güreşlerin Filmi
Devamını oku: Güreşlerin Filmiİsmail Habib Sevük, İstanbul’daki 1949 Avrupa Serbest Güreş Şampiyonasından bahsettiği “Güreşlerin Filmi” yazı dizisinde, not tutarsa güreşi, güreşe dalarsa notu kaçırdığını itiraf ederken içinden çıkılması güç bir durumun portresini çizmişti.[1] Üstelik ertesi gün gazetelerdeki süre ve oyun adlandırmalarının birbirini tutmaması gibi nahoş durumlarda yaşanabiliyordu. Sevük’ün ilk itirazı çok yalındı, gazetelerin müsabakalara dair yazdıkları birbirini tutmuyordu.…









