Zeynep Ezgi Kaya
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi
ana bilim dalında yüksek lisans öğrencisidir.
Göç kavramı ortaya çıktığı tarihten itibaren her coğrafyada farklı şekillerde süreklilik göstermiştir. Göçün ortaya çıkması birçok nedene bağlanabilir. İklim koşulları, ekonomik, siyasi ve sosyal olaylar bu nedenlerin temelini oluşturmaktadır. Aynı zamanda kır ve kent kavramları da kendi içerisinde farklı şekillerde tezahür etmektedir. Nitekim kentleşme olgusu, ilk şehirlerin kurulmasından başlayan ve günümüze kadar uzanan uzun bir tarihsel süreçtir. Bu olgu iklim koşulları, siyasi ve ekonomik sebepler gibi pek çok etkenden kaynaklanır. Türkiye’de de kırdan kente göç hareketlerinin ivmesi zamanla değişmekle birlikte günümüzde dahi ülkenin pek çok alanında etkisi olan önemli bir sosyolojik olaydır. Kırdan kente göçün göz ardı edilemeyecek bir dönemi de 1980’lerdir. Bu göç içerisinde kadınların da olduğunu ve kentlerde kendi yaşamlarını oluşturduğunu görebiliriz.
1980 yılı Türkiye tarihi içerisinde sosyal, siyasi ve ekonomik yönden hareketli bir yıl olma özelliğine sahiptir. Bu dönemdeki kırdan kente göç olgusunu inceleyebilmek adına önce dönemin ekonomisine değinmenin yerinde olacağını düşünüyorum. Gerçekleşen 1980 ihtilali sonrasında 1983 yılında ekonomide bir atılım olarak serbest piyasa ekonomisine geçilmiştir. Yine aynı zaman dilimi içerisinde devlet, ihracata dayalı bir büyümeyi benimsemiştir. Bu dönem içerisinde liberal ekonomi politikalarıyla hareket eden iktidar özelleştirme konusunda geniş adımlar atarak devletin ekonomi alanındaki oranını daraltmıştır.[1] Bu dönemde hızlı bir tüketici topluluğu oluşmuş, ulaşım alanları gelişmiş, STK’ların sayısı artmıştır. Ayrıca bireyin ve toplumsal hareketliliğin ön plana çıkmaya başladığı bir dönem olma özelliğine de sahiptir.[2] Bu özellikler 1980 ve 1990 arasındaki kırdan kente göçün nedenleri arasında ifade edilmektedir. Ekonomide özelleştirme nedeniyle de parça başına iş ve mevsimlik işçilik gibi durumlar zuhur etmiştir.[3] Daralan iş imkanları enformel sektörün de büyümesine neden olmuştur. Kırdan kente göç sürekli artış göstermiştir. Özellikle 1980-85 yılları arasında önceki yıllara oranla göçte süreklilik sağlanmış, 1985 ve 1989 arası dönemde de bu süreklilik oranı önceki dönemlerle aynı olmuştur. Nitekim Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) 1996 verilerine göre, 1980 yılında kent nüfusu 20.330.000 iken kır nüfusu 24.407.000’dur. Fakat yine aynı istatistiğe göre 1985’te kent nüfusu 26.865.000 iken kır nüfusu 23.798.000’dur.[4]

Bu dönemde kentler kırsal alandan gelen insanları barındırma konusunda yetersiz kalmıştır. Aynı zamanda kırsaldan gelen insanları kentlerdeki işlere istihdam edecek sanayi de tam anlamıyla gelişmediğinden bu durum bazı sorunlara yol açmıştır. Nitekim yukarıdaki nedenlerden ötürü kentlerde gecekondu yapılarında gözle görülür derecede bir artış yaşanmıştır. Bu dönemde kent nüfusunun fazlasını oluşturan kırdan gelen göçmen kitlesi, ikincil ekonomik sektörlerde yani ağır sanayi, dokuma, imalat işleri ve gıda sanayi gibi işlerde çalışarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışmışlardır. Kırdan kente göçü sürekli kılan nedenleri özetlemek gerekirse; tarım alanında teknolojik aletlerin kullanılması sonucu ortaya çıkan işgücü fazlasından dolayı gelir ve giderlerde yaşanan düşüş, tarım alanındaki verimsizlik, kır-kent arasında meydana gelen gelir alanındaki farklılıkların artması, ulaşım ve iletişim alanlarının gelişim göstermesi, kentin sunduğu hizmetler, yaşanan siyasal ve toplumsal olaylar ile üniversite okumak için kırdan kente gelip buralarda kalan genç nüfustan bahsedilebilir.[5] Bu dönemde yaşanan kırdan kente göç özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere yapılmıştır.[6]
Kırdan kente gelen nüfus içerisinde erkek ve kadın oranlarına baktığımızda erkeklerin daha fazla olduğunu görmekteyiz.[7] Çünkü kırdan kente gelenlerin çoğu bekâr erkektir. Evli olan erkekler de önce şehre tek gelerek belirli bir süre zarfından sonra ailesini yanına almaktadır. Göç eden kadının şehirdeki konumuna baktığımız zaman belirli farklar görmekteyiz. Nitekim 1985 yılında kadınların yüzde 43’ü erkeklerin de yüzde 78’i iş hayatında aktiftir.[8] 1980 sonrasında yaşanan ekonomik politikalar neticesinde çeşitli iş sektörlerinde istihdam yavaşlamıştır. Yavaşlayan bu istihdamdan yararlanan tarafta genellikle erkekler olmuştur.[9] Bu dönemde yaşanan enflasyon artışıyla birlikte geçim sıkıntısı yaşayan ailelerde çalışan sayısı artmaya başlamıştır. Çocuk, kadın ve yaşlılar bu artışı sağlamıştır. Aynı zamanda kentlerde çalışmak isteyen kadınların sayısında da belirli bir oranda artış gözlemlenmiştir. Kırdan gelen kadınların içerisinde okuma-yazma bilmeyenlerin çoğu ağır işlerde, ev temizliklerinde veya enformel işlerde çalışmaya başlamıştır. Kırdan gelen kadınların bu alanları doldurması sonucunda da kentli kadınların birçoğu kayıt dışı istihdama katılım sağlamıştır. Bu da işgücüne katılım oranlarındaki düşüşe neden olmuştur. 1988 yılına gelindiğinde ise kadınların iktisaden aktiflik oranı %34,9’dur.[10] Bu oranın düşmesindeki nedenleri şöyle sıralayabiliriz: Kırdan kente göç eden kadınların çoğu, tarım alanlarında ücretsiz aile işçisi olarak faaliyet göstermiş, istatistiklerde bu şekilde yer almış ve kentlere geldiklerinde iş bulamayıp ev hanımı rolleriyle işgücünün dışında kalmıştır. Bu dönemde kentlerde gelirlerini arttıracak iş sektörlerinde çalışan kadın sayısı çok sınırlıdır. Nitekim kadınların çoğu, ailenin ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına ev işleri yapmaktadır ve bu tarz işler iktisadi alana dâhil edilip incelenmemiştir.
Sonuç olarak söylemek gerekirse 1980’ler her açıdan hareketli geçmiştir. Kentlerin büyümesi ve gelişmesiyle birlikte cazibe yerleri halini alması göç olgusunun oluşmasını sağlamıştır. Bu göç içerisinde kadınların da yer alması onlara bir nebze de olsa özgürlük alanları yaratmaya çalışmıştır. Kırdan kente gelen kadınların farklı iş sektörlerinde çalışmaları kentte oluşacak olan yeni imajlarının belirleyici bir etkeni olmuştur.
Kaynaklar
EKMEKÇİ, Yeşim, Türkiye’de Kadın İşgücünün Gelişimi ve Çalışma Yaşamında Karşılaştıkları Engeller, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir 2004.
ESER, Uğur, Türkiye’de Sanayileşme, İmge Kitabevi, Ankara 1993.
İÇDUYGU, Ahmet ve SİRKECİ, İbrahim, “Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde Göç Hareketleri”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 249-268.
KAŞTAN, Yüksel, “Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi İç Göç Hareketleri”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, C:9, S:42, Şubat 2016, s. 692-700.
KOYUNCU, Ahmet, 1980’den Sonra Kente Göç Edenlerin Tutunma Yolları: Konya Örneği, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Konya 2011.
KÖYMEN, Oya, “Bazı İçgöç Verileri (1950-1980)”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 260-263.
KURUÇ, Bilsay, ARTUN, Tuncay, AKYÜZ, Yılmaz, BORATAV, Korkut vd., Bırakınız Yapsınlar Bırakınız Geçsinler Türkiye Ekonomisi 1980-1985, Bilgi Yayınevi, Ankara 1987.
ÖZBAY, Ferhunde, “İstanbul’da Göç ve İl İçi Nüfus Hareketleri (1985-1990)”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 277-294.
PEKER, Mümtaz, “Türkiye’de İçgöçün Değişen Yapısı”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 295-304.
SAĞLIK, Büşra, “Türkiye’de İşgücü Piyasasında Kadının Konumu (1950-1980)”, Uluslararası Sosyal Bilimlerde Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi, C:5, S:4, 2021, s. 256-278.
[1] Bilsay Kuruç, Tuncay Artun, Yılmaz Akyüz, Korkut Boratav vd., Bırakınız Yapsınlar Bırakınız Geçsinler Türkiye Ekonomisi 1980-1985, Bilgi Yayınevi, Ankara 1987, s. 29-33.; Dışa açık büyüme ve yeni liberal düzenlemeler hakkında detaylı bilgi için bkz. Uğur Eser, Türkiye’de Sanayileşme, İmge Kitabevi, Ankara 1993, s. 71-88.
[2] Ahmet İçduygu ve İbrahim Sirkeci, “Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde Göç Hareketleri”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), s.249-268, Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 253.
[3] Mümtaz Peker, “Türkiye’de İçgöçün Değişen Yapısı”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, s.295-304, İstanbul 1999, s. 301.
[4] Ahmet İçduygu ve İbrahim Sirkeci, a.g.m., s. 252.
[5] Yüksel Kaştan, “Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi İç Göç Hareketleri”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, C:9, S:42, Şubat 2016, s. 697-700.
[6] Oya Köymen, “Bazı İçgöç Verileri (1950-1980)”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 260-263.; Bu dönem de (1985-1990) köylerden İstanbul’a gelenlerin İstanbul’un ilçelerine dağılımını detaylı incelemek için bkz. Ferhunde Özbay, “İstanbul’da Göç ve İl İçi Nüfus Hareketleri (1985-1990)”, 75 Yılda Köylerden Şehirlere, (Haz. Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1999, s. 277-294.
[7] Ahmet Koyuncu, 1980’den Sonra Kente Göç Edenlerin Tutunma Yolları: Konya Örneği, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Konya 2011, s. 31.
[8] Yeşim Ekmekçi, Türkiye’de Kadın İşgücünün Gelişimi ve Çalışma Yaşamında Karşılaştıkları Engeller, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir 2004, s. 61.
[9] Büşra Sağlık, “Türkiye’de İşgücü Piyasasında Kadının Konumu (1950-1980)”, Uluslararası Sosyal Bilimlerde Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi, C: 5, S: 4, 2021, s. 264.
[10] Ekmekçi, a.g.t., s.65.

Yorum bırakın