Üçüncü Yılımıza Girerken

Muratcan Zorcu
Koç Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora adayıdır.

Her yıl âdet olduğu üzere kuruluş yıl dönümümüzde benim bir yazımla başlıyoruz. Bir yandan hem geçtiğimiz yıl değerlendirmesi oluyor hem de önümüzdeki sene boyunca yayımlayacağımız yazıların bir ön bilgilendirmesi. Ancak bu yıl giriş yazımızın kuruluş yıl dönümümüz 31 Aralık günü yayımlanmamasının sebebi yıllık çıkardığımız almanak misali derleme kitabımızın ilk yazısı olacağı içindir. Doldurduğumuz yaşı değil, müteakip yılı vurgulamak ve ilk yazı olması gayesiyle 1 Ocak sabahı yayımlamayı uygun gördük.

Geçtiğimiz yıl herkes için zorlu bir yıldı. Yaşadığımız felaketler manifestomuzda da vurguladığımız üzere süregeldi. Yine aynı yerde vurguladığımız akılcı ve güncel çözümlerden bahis yoktu. Biz de Yarının Kültürü olarak iddiamızın biraz gerisinde kalsak da deprem meselesini olabildiğince değerlendirmeye çalıştık, sosyal medya merkezî hükûmetçe her ne kadar kısılmaya teşebbüs edilse de kendi hesaplarımızdan ve ekibimizin kişisel girişimleriyle depremzedelere yardım etmeye çalıştık. Her bir teşebbüs ve yardım için teşekkür ederim.

Muratcan Zorcu tarafından yapılan kolaj çalışması.

Seçim sürecinde makul bir zeminden ayrılmayarak tüm adaylara başarılar dileyerek kendi çizgimizden ayrılmadık, Anadolu’da neşvünema bulmuş Kuvayı Milliye hareketinin yarınlardaki başarısı hiçbir zaman bir sandıktan çıkan zafer veya hezimet değildir. Kuvayı Milliye hareketi her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin hem bekçisi hem de yol göstericisidir. 2023’te gerçekleştirdiğimiz seçim, Ortadoğu’da her gün kan akarken iki tur boyunca huzurla süren ve adaylardan birinin ipi göğüslemesiyle tamamlandı. Sadece bu noktada, siyasi partilerin Türk ulusundan ve on dokuz ve yirminci yüzyıllarda tarihin laboratuvarında damıtılan Kuvayı Milliye hareketinden uzakta olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Deprem ve seçim ana gündem maddemizken susuzluğun baş gösterdiğini de eklemek gerek. Çevre felaketleri, özellikle iklim değişikliğinin hızlandırdığı son yıllarda, görünümünü artırırken sonbahar aylarının güneşli geçmesi başta en büyük nüfusumuz İstanbul olmak üzere birçok şehirde hissedilmiştir. Bu bağlamda, Yarının Kültürü’nün icra edilebilmesi için yalnız politik ve ekonomik koşulların değil aynı zamanda çevresel ve ekolojik koşullarında elverişli hale getirilmesi gerekir.

Sonrasında 2023 yılı Cumhuriyet’imizin yüzüncü yılını kutladığımız bir yıl olarak takvimlerimizde yerini aldı. Bu bağlamda, Ekim ayı boyunca birbirinden değerli misafirlerimizi haftada bir sizlerle buluşturduk. Bunun ötesinde, İsveç Türk Üniversiteliler ve Akademisyenler Derneği ile birlikte başarılı bir iş birliğiyle bir kitap yayımladık ve bu süreç bizim için öğretici bir süreç olmalı ki peşi sıra hem yıllık derleme eserimizi yayımladık hem de başka bir iş birliğinde bulunarak rahmetli tarihçi M. Tayyib Gökbilgin’in Atatürk ve cumhuriyet konulu konuşma, fıkra ve denemelerini derleyerek yarınlara emanet ettik. Kitaplığımız oluştu ve her geçtiğimiz yıl büyümeye devam edecek. Özellikle belirtmek gerekir ki tamamladığımız yılda birbirinden değerli yayınlar yaptık. Hatta her birine aynı konuda ayrı bir içerik yazarken bu yeni yıl yazımızda tekrara düşmeden yeni bir yıl özeti nasıl yapabilirim diye özellikle düşündüğümü itiraf etmeliyim.

2022’de sosyal medya hesaplarımızı İspanyol ressam Francisco Goya’nın bir tablosu süsledi. Bu tablo Napolyon’un İspanyol seferi sırasında İspanyol direnişini sembolize ediyordu. Sonrasında yıllık cildimizin kapağına yerleşti. 2023 yılında da aynı mecraları Nazmi Ziya’nın Taksim Meydanı tablosuyla süsledik. Nisan ayında kitaplıklarınıza girecek Yarının Kültürü II (2023) isimli kitabımızın kapağını süsleyecek. Cumhuriyet’imizin yüzüncü yılında Cumhuriyet’in ideallerini dikkatli bir şekilde yansıtmış bir tablonun kitabımızın kapağında bulunmasından dolayı mutluyum. Ayrıca, 2023 yılının Türk gençliğinin parlak bir başarısıyla yorulduğumuzda hâlâ nefes alabildiğimiz Gezi Parkı’nda gerçekleşen direnişin de onuncu yılını idrak ettiğimizi de hatırlatmak isterim. Şimdi gelelim bugüne ve yarına… 2024’ü merak mı ediyorsunuz? Bu yazı yayımlanırken ilgili düzenlemeler yapılarak yine resim sanatının önemli simalarından Hüseyin Avni Lifij’in Arkeoloji Müzesi Bahçesi’nde Öğrenciler başlıklı tablosuyla devam ediyoruz. 2025’te yayımlayacağımız kitabımızın kapağında olacak.

Teşekkür faslına gelince. Her zaman aydınlık fikirler ve çalışkanlığıyla Yarının Kültürü’nün daha başarılı bir yer olmasını sağlayan editörümüz Nazlı Esen Albayrak’a teşekkür ederim. Onun sayesinde keyifli bir yoldayız. Onu bu yıl ekibimize dahil ettiğimiz ve kıymetli çabalarıyla fark yarattığımız Ekin Bayur’a teşekkür ederim. Oğul Tuna, Mustafa Türkan ve Emir Gürsu ise sık sık akıl danıştığım dostlarım. Herkese minnettarım. Bu güzel ekip çalışmasını tabii ki yazarlarımız sayesinde devam ettiriyoruz. 2022’deki tekdüzeliğimizin kırılmasında ve bu yıl birbirinden güncel ve realist yazılarla bizlerle olan yazarlarımıza da saygılarımı sunarım.

Hızlanmaya hazırlanıyoruz, siz değerli okuyucularımız da kemerlerinizi sıkı bağlayınız.

Yorum bırakın