Kategori: Tarih
-

Kurtuluş’un Mührü: Büyük Taarruz
AHMET YAVUZ EMEKLİ TÜMGENERAL Kurtuluş Savaşı önü arkası hesaplanmış bağımsız bir ülke kurmanın bilinçli adımlar bütünüdür ve liderliği açısından bakıldığında tam anlamıyla bir adanmışlık hikâyesidir. 1919 koşullarında ülkenin hemen hemen her yanı işgal edilmiş ya da işgalci orduların müfrezelerine ev sahipliği yapmaktaydı. İstanbul’daki devlet, yapısal olarak bir kurtuluş yolu arayışında değildi. Elde sadece, Birinci Dünya…
-

Kırım’ın Bilinmeyen Yüzleri: Karaylar ve Kırımçaklar
ALİHAN İLBAY BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİDİR. Asırlar boyunca farklı millet ve halkların evi olarak anılan Kırım yarımadası; belki de çok az bilinen ve artık unutulmaya yüz tutmuş, sayıları yok denecek kadar azalmış ve tarihin bir parçası haline gelmiş iki farklı grubun da vatanıydı. Karay ve Kırımçaklar olarak bilinen bu iki halk; kültür, dil, âdet,…
-

Ölüleri Yakma Cemiyeti, İnsan Fırınları ve Nurettin Münşi
MUSTAFA TÜRKAN Hikmet Feridun, ölülerin yakılmasına şiddetle taraftar olan Nurettin Münşi ile binlerce şişe, eğri büğrü yüzlerce cam boru, camdan huniler ve kambur ecza ocakları arasında röportaj yapmaya geldiğinde, Münşi’nin gayet basit bir ideali olduğunu düşünüyordu: “Öldükten sonra cehennemden daha sıcak bir fırına atılmak ve cayır cayır yanmak!”[1] Haksız değildi, Münşi’nin arzusu böyle ifade edilebilirdi.…
-

Çok Dilli Hükümdar: II. Mehmed
YUNUS EMRE YENEN KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS ÖĞRENCİSİDİR. 15. yüzyılda seferden sefere koşarak komşu ülkeleri sürekli tehdit eden bir hükümdarın herhangi bir dili bilmesi ne anlama gelir? Hükümdarın annesinin uzak topraklardan gelen bir yabancı olması çok dilli olmaya ispat mıdır? Hükümdar tebaasının dilini onlara daha iyi emretmek için mi, yoksa boş zamanlarında yabancı medeniyetlerin…
-

İttihatçıların Hahambaşısı: Hayim Nahum Efendi
HAKAN DUMLU İstanbul Beykent Ünİversİtesİ Sİyaset BİLİMİ ve Kamu YÖNETİMİ BölümüNDE Araştırma GÖREVLİSİDİR. Giriş Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Millet Sistemi, gayrimüslimlerin edindiği millî bilinç sebebiyle 19. yüzyıldan itibaren değişmeye başlamıştır. Bu bağlamda imparatorluğun bünyesindeki Rumlar, Sırplar, Bulgarlar ve Ermeniler; Babıâli’den çeşitli imtiyazlar talep etmiştir. Buna rağmen Osmanlı Musevîlerinin herhangi bir talebi olmamıştır çünkü onlar, Osmanlı Hristiyanlarının aksine…
